
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 1047 , Yorum : 21
1- Doğum sonrası dinlenmeye dikkat edilmeli, hemen ayağa kalkıp ağır ve yorucu ev işlerine başlanmamalıdır.
2- Özellikle loğusalıkta ağır kaldırılmamalıdır.
-Doğum sonrası fazla kanamalar
-Ateş, titreme, karın ağrısı
-Ani tansiyon yükselmeleri
-Aşırı halsizlik-uykuya eğilim
-Dikişlerde ağrı, akıntı ve kızarıklık
-Vajinadan kötü kokulu akıntı
-Makatta ağrı, kanama
-İdrar yaparken yanma
-Bacaklardan birinde veya her ikisinde kızarıklık, şişme, ağrı
-Belirgin ruhsal değişikler (depressif tavırlar, bebeği istememe, vb.)
-İdrar veya dışkı kaçırma
-Memelerde ağrı, kızarıklık
Öncelikle loğusanın sakin bir ortamda rahatça dinlenebilmesi sağlanmalıdır.. Bebek bakımında loğusaya yardımcı olunmalıdır.
Ayrıca kaybettiklerinin yerine konması ve emzirebilmesi için dengeli beslenmesi ve bol sıvı alması gerekir.
Kadın vücudunda doğum yaptıktan sonra 42 günlük özel bir süreç başlar. Bu 6 hafta, loğusalık dönemi olarak adlandırılır. 9 ay süren gebelik döneminde meydana gelen değişikliklerin geriye dönmesi ve kadın vücudunun tekrar eski halini alabilmesi için loğusalıkta geriye dönüş faaliyetleri harekete geçer. Bir yandan da kadın vücudunda kaybedilenlerin yerine konabilmesi için yeniden tamir mekanizması başlar. Doğum sonrası bu 42 günlük dönemde kadına, loğusa adı verilir.
Epidural anestezi denen bir bölgesel anestezi şekli uygulanarak yaptırılan doğumdur. Ağrılar başlayıp rahim ağzı açıklığı 3-4 santimi geçtikten sonra ve doğumda ağrılar sıklaştıktan sonra uygulanabilir.Belden omurga kemiklerinin arasından, epidural alan denen bölgeye bir özel iğne ile girilir. Bu iğnenin kılavuzluğunda buraya plastik, kılcal bir hortum yerleştirilir ve buradan uyuşturucu ilaç içeri verilir. Rahmin duyu sinirleri uyuşur, ama motor sinirleri uyuşmaz. Böylece rahim kasılıp doğum eylemine devam ederken gebe kadın ağrı duymaz. % 85‘inde tam etki elde edilirken, % 12‘sinde kısmi etki görülebilir. % 3 vakada ise hiç etki görülmeyebilir. Her girişimde olduğu gibi bu yöntemin de yan etkileri vardır.
Doğumun en son safhasında, bebek başı doğum kanalından dışarı çıkmadan tam önce, kanalın çıkışını oluşturan dokulara dayanır ve annenin kuvvedi ıkınmaları ile bu dokular esner, bebek buradan dışarı çıkar. Buradaki dokular yeteri kadar esnek değilse, çıkım bölgesi kolayca yırtılır.
Bu yırtıklar hem düzensiz yırtıklardır, onarılsa bile kötü izler kalabilir, hem de bu yırtıklar kadının anüsüne kadar hatta kalın bağırsağın son kısmına kadar uzayabilir.
Tıp dilinde plasenta prevra olarak adlandırılan bu durum, anne ve bebekte hayati tehlike oluşturabilecek ciddi kanamalara yol açabilir. Bu yüzden bu gebelerin hareketleri kısıtlanır. Sarsıntıdan uzak durmaları önerilir. Cinsel ilişki, ağır kaldırma, sandalye üstüne çıkma, yükseğe uzanma gibi hareketler ve uzun yolculuklar yasaklanır.
Ayrıca aileden aynı kan grubundan olanlar tespit edilip acil kan ihtiyacına göre önlem alınmalıdır.
Plasenta, bebekle anne arasında kan alışverişini sağlayan, gebelik sırasında bebekle birlikte gelişen bir dokudur. Bebek anneden besin, oksijen ihtiyacını plasenta yolu ile alır. Bebekten giden kirli kan da plasenta aracılığı ile temizlenir ve bebeğe temizlenmiş olarak geri döner.
Normalde miadında gebelerde doğum sancıları başladıktan sonra sular sonradan gelir. Miadına yakın gebelerde bazen doğum eylemi başlamadan, ağrılardan önce, bebeği çevreleyen zarlar yırtılır ve sular gelir. Bebeği, vajina mikroplarından koruyan zarlar yırtıldığından bebek enfeksiyona yakalanma riskine girer. Bu yüzden sular, ağrı olmadan gelmişse, vakit geçirilmeden gebe hastaneye yatırılmalı ve 24 saat geçmeden doğum yaptırılmalıdır. Çünkü 24 saatten sonra enfeksiyon riski başlar. Miadına uzak olan daha küçük gebelik haftalarında ise ağrı olmadan sızıntı halinde su geliyorsa bebeğin anne karnında su miktarı da yeterli ise, bazı önlemler alınarak miadına yaklaşması beklenebilir.
NST, “Nonstres test” kelimelerinin baş harflerini kullanarak yapılan kısaltmadır. Bebeğin, anne karnında iken ve doğum ağrılarının stresi altında değilken, yeterli oksijeni alıp almadığını kontrol etmek için yapılan bir testtir. Bebeğin anne karnında sıkıntıda olup olmadığını gösterir. Bu iş için, özel bir alet kullanılır. Bu aletin iki alıcısı vardır. Biri bebeğin kalp atışlarını diğeri ise rahmin kasılmalarını alete aktarır. Daha sonra bu veriler, bir kağıda kaydettirilir.
Doğum ağrıları, doğumun yaklaştığının habercisidir, ama çoğu insanın zannettiği gibi ağrı başlar başlamaz doğum hemen gerçekleşemez. Bu yüzden ağrılar başladığında panik yapmaya gerek yoktur.
Bunun yerine ağrıların ne kadar sıklıkla geldiği ve geldiğinde ne kadar süre devam ettiği tespit edilip doğum hekimine haber verilmelidir.
Doğumun geçekleşmesi için rahim kaslarının kasılıp bebeği doğum kanalına itmesi gerekir. Doğum kanalı, yumuşak dokudan oluşan doğum kanalı, bir de kemiklerden oluşan doğum kanalı olmak üzere ikiye ayrılır. Çatı derken kemiklerden oluşan doğum kanalı kastedilmektedir. Bazı kadınların çatısı, bebeğin buradan geçerek doğuşuna uygun genişlikte iken, bazı kadınlarda bu kanal, dar olabilmektedir. Bu darlığın dercesine göre doğumun da zorluk derecesi değişmektedir.
İleri derece darlıklarda normal olarak hazneden doğum (vajinadan doğum) mümkün olamamaktadır. Böyle durumlarda sezaryenle doğuma başvurulur.
-Bebeğin başının annenin çatısına göre iri olması (baş-çatı uyumsuzluğu)
-Çatı darlığı
-Bebeğin makat kısmıyla gelmesi
Son zamanlarda sezaryenle yapılan doğum sayısında artış izlenmektedir. Bu da sezaryen mi, normal doğum mu daha iyidir tartışmalarına neden olmaktadır. Bilindiği gibi gebelik, doğal, fizyolojik bir dönemdir. Doğum olayı da normal gebelik zamanının tamamlanması sonrasında beklenen doğal bir olaydır.
Rahim boynu veya rahim ağzı denen rahmin hazneye açılan kısmı, gebelik başlangıcından doğuma kadar sıkıca kapalı durur. Doğum zamanı geldiğinde başlayan doğum ağrıları ile bu rahim boynu açılıp genişlemeye başlar ve en sonunda bebek başının geçmesine müsait hale gelir. Bu normal durum dışında, bazen zamanından önce, özellikle gebeliğin ikinci üç aylık döneminde rahim boynu, gücünü kaybeder, ağrısız olarak kendiliğinden açılır ve bu nedenle bebek erken doğar. Bu rahim kasılmaları ve ağrı olmadan rahim boynunun zamanından önce açılmasına rahim boynu yetmezliği denir. Her 100 gebenin yaklaşık 4-5‘inde görülen bir sorundur.
Balık - Perşembe , 24.04.2008
Kova - Perşembe , 24.04.2008
Oğlak - Perşembe , 24.04.2008
Yay - Perşembe , 24.04.2008
Akrep - Perşembe , 24.04.2008
Lost 4. sezon 23. Bölüm
Lost 4. sezon 22. Bölüm
Lost 4. sezon 21. Bölüm
Lost 4. sezon 20. Bölüm
Lost 4. sezon 19. Bölüm
Yavaşla 100km
Tavuk Markette
Barda
Altta Inan Daha Mükemmelsin
Anne, Babam Bana ''Tepemin Tasını Attırma!'' Dedi
Her Yaşa Farklı Bakım
Ertuğrul Sağlam (1969 - .... )
Sulhi Garan (1916 - 1962)
Sabih Arca (1901 - 1981)
Johann Cruyff (1947 - .... )
Almanlar'ın bile yüzünü kızartıyor
BBG'den banyo görüntüleri
BBG'den yeni şok görüntüler
Sarhoş kız çırılçıplak dans etti
Bu Yazın Tanga Bikinileri
İşte Playboy'un 2008 güzeli
İşte Playboy'un 2008 güzeli
Eva Çok Tembel
Tuğba Mankenlikten Sıkılmış
Sezen Aksu`dan Seksi Yırtmaç
Doğum sonrası “kordon sarkmaları” diye bilinen genital organ sarkmalarını önlemek için neler yapılabilir ?
Loğusalıkta bir sorun olduğunu gösteren belirtiler nelerdir ?
Loğusa bakımı nasıl olmalıdır ?
Loğusalık nedir ?
Ağrısız doğum nedir ?
Kime Ne - Özlem Tekin
Sorma - Özlem Tekin
Vurma - Özlem Tekin
Ben De Özledim Ben De - Ogün Sanlısoy
Bir Ben - Ogün Sanlısoy
Bai Ling Göğüs Şov Yaptı
Scarlett`den Göğüs Şov
Peta İçin Soyunan Ünlüler
Mariah Carrey`de Soyundu
Alicia Silverstone`da Soyundu